Biz Neyiz

Uzun bir aradan sonra tekrar buluşmanın verdiği heyecan tarif edilmiyor. Gönül isterdi ki daha güzel olaylardan bahsederek yada değerlendirerek başlayalım yazımıza.
Son günlerde ülkemiz üst üste gelen şehit haberleri nedeni ile zor günler geçirmekte. Hepimiz derin acı ve üzüntü içerisindeyiz. Ülkemiz ve halkımız tehlikeli bir oyunun içine çekilmeye çalışılıyor. Ve yine ne acıdır ki Türk siyasetine uzun yıllar hizmet etmiş olan iki siyası partinin bugünkü temsilcileri bu oyuna alet olarak bölücü örgüt ve onun taşeronları ile birlikte hareket edip ortak beyanatlar verecek kadar gaflet, dalalet ve ihanet içindedirler.
Sebep !!
Kendi deyimleri ile “sivil darbe” yolu ile Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanlığı Makamından indirmek.
Bu hırs, bu mücadele, eli kanlı terör örgütleri ve onların taşeronları ile birlikte hareket edecek, vatana ihanete varan sözler söyleyecek kadar, kardeşi kardeşe kırdıracak kadar, gencecik fidanların kanından beslenecek kadar kötü ne yaptı Recep Tayyip Erdoğan çok merak ediyorum ve anlamlandıramıyorum.
Bana dünya üzerinde bir siyasi parti gösterin ki hem muhalefet olmak istemesin, hem de iktidar olmak istemesin.
Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır.
Bu nasıl bir ihanet sarmalıdır.
Bugün gelen şehitler ve şehit haberleri üzerinden Cumhurbaşkanlığı Makamını ve Geçici hükümeti suçlayacaksın, milleti galyana getireceksin, sonra da başarını kutlamak için barolar birliğinin açılışında göbek atanlara alkışla tempo tutacaksın.
Bu vesile ile Türkiye’de tıbbı alanda bir ilkin daha gerçekleştirildiğini öğrenmiş olduk.
Kim o doktor bilmiyorum ama “ar damarı”nı her hangi kalıcı bir iz bırakmadan cerrahi bir operasyon ile almış.
O doktoru “alkışlıyoruz milletçe alkışlıyoruz”…
Ve yine Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarını açıkça tehdit etmeye kalkışan hadsiz…
Sen bu milletin tarihini okumadın mı. Dostuna nasıl davranır, düşmanına nasıl davranır hiç bilmiyor musun…
Ve yine aslı astarı olmayan ve sosyal medya üzerinden yapılan tahrikler neticesinde galeyana gelen vatandaşlarımıza seslenmek istiyorum.
Yüzyıllardır bu topraklarda kardeşçe yaşadık ve yaşamaya da devam etmeliyiz. Muhakkak içimizde gaflet, dalalet ve ihanet içinde bulunacak onur, haysiyet, şeref yoksunları olacaktır. Burada bizlere düşen dik durmak ve sap ile samanı ayırt edebilmektir.
Bizler kız alıp, kız vermişiz, bizler artık birer etnik kimlik değil MİLLET olmuşuz MİLLET.
Bu topraklarda yaşayan 32 etnik kimliğin birbiri ile kan bağı vardır, aile bağı vardır, akrabalık bağı vardır.
Fransız yazar Jean de La Bruyère’nde dediği gibi “Dünyada başarı kazanmanın iki yolu vardır: Ya kendi aklından faydalanmak, yahut da başkalarının akılsızlığından faydalanmak.”
Eee biz MİLLET olarak hangisini yapacağız…

Allah’a Emanet Olun
Murat DEĞİRMENCİ
10.09.2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>